Aspirin ile ilgili 3 sık soruya cevap
Bu yazıda aspirin ile ilgili kafa karışıklığı yaratan şeylere cevap vermeye çalışacağım. Şimdi yapay zekâ çok kullanılır oldu ve maalesef yanlış bilgiler çok fazla. Aspirin ile ilgili sık karşılaştığımız 3 soruya cevap vermek istiyorum. Bunun dışındaki durumlar için mesaj atarsanız ayrı bir blog daha hazırlayabilirim.
Soru 1: Kalp damarımda plak-yağlanma var dediler, aspirin kullanmam gerekiyor mu?
Cevap 1: Yeterli bilginin olmadığı bir alan. Kalp damarlarında aspirin ve diğer sulandırıcıların faydalarının araştırıldığı çalışmalarda hastaların çalışmaya alınma kriteri kalp damarlarında %30 ve üzeri darlık olarak tanımlanmış. Yani şunu demek istiyorum kısaca: %30 üzerinde darlığınız varsa aspirin kullanmanız gerekiyor; tabii alerjik bir durumunuz veya aktif önemli bir kanamanız yoksa.
Peki %30 altı darlık, yani sadece plak-yağlanma olan hastalardaki fayda net değil dedik. Böyle hastalarda biz nasıl davranıyoruz? Plak olan hastalarda anjiyoda gördüğümüz plakların özelliklerine bakıyoruz başta. Çok yaygın ve önemli bölgelerde plak yapısı varsa, krize eğilimli frajil plaklar ise, hastada kanamaya eğilimli bir durum yoksa (örneğin öyküde daha önceden ciddi bir kanama geçirdiyse veya kansızlık olması gibi) ve hastada eşlik eden başka risk faktörleri belirgin ise (örneğin şeker hastalığı, 1. derece akrabada erken yaşta kalp krizi öyküsü) o zaman aspirin kullanmasında fayda/zarar oranı muhtemelen fayda yönünde olacaktır. Kısacası flu alanlarda hastanın ve plağın özelliklerine göre hareket ediyoruz.
Soru 2: Peki şah damarımda plak varsa ne yapacağım?
Cevap 2: Şah karotis damarı için bu sınır %50. Tabii hasta bir inme geçirdiyse ve olası şüpheli şah damarı ise daha düşük sınırlardaki daralmalarda da aspirin başlayabiliyoruz.
Soru 3: Aspirin kullanıyorum. Diş çekimi yapılacak. Aspirini kesmem gerekiyor mu?
Cevap 3: Flu alanlar ile dolu bir alan. Kısacası yine hastanın özellikleri çok önemli. 3 ve daha fazla diş çekimi oluyor ya da yapılacak işlemde ciddi kanama olma ihtimali yüksek ise ve olası kanamayı lokal yöntemler ile (baskı, dikiş vb.) durdurmak zor ise, ayrıca hasta yakın zamanda (son 1 ayda) kalp krizi geçirmemiş ise kardiyoloji takibi ile kısa süreli (yaklaşık 1 hafta) kesebiliyoruz.
Ama genel olarak pek çok diş işleminde kesmek gerekmiyor. Bir de çok acil bir diş müdahalesi gerekmiyor ise kriz geçiren hastalarda illaki kan sulandırıcıları azaltmak veya kesmek gerekiyor ise diş işlemini erteleyip hastanın daha stabil seyrettiği bir dönemde bir strateji ile hareket etmek daha güvenli olur.